HABERLER

ZEYTİNBURNU’NDAKİ AĞDACI ANLATIYOR

“Suyu teninde hissetmek için...”

Zeytinburnu’nda mahallenin dış çeperinde kalan yeni bir binanın bodrum katında bir daire. Kapıda tabela falan yok tabii ki. İnternette “ağda” ve “erkek” diye aratınca www.hairlessmale.com adresiyle en tepelerde burası çıkıyor zaten. Telefonla randevu alıp geliyorsunuz. Sade ve şık döşenmiş, profesyonel bir yerde olduğunuz hissini veren genişçe bir odada sedyeye uzanıp, ağdanızı yaptırıyorsunuz.



30 yaşındaki İlkay Kerem bu işi sertifikalı bir uzman olarak yaklaşık altı aydır yapıyor. Bu işe başlaması sıkça kendisine ağdaya gelen arkadaşına “Git, ağdacıya yaptır” demesiyle, ama daha sonra internette erkeklere ağda yapan bir yer olmadığını fark etmesiyle başlamış. Altı ayda yaklaşık 60 müşterisi olmuş, “yüzde 20’si sporcu, yüzde 20’si eşcinsel, diğerleri heteroseksüel ve diğer mesleklerden” diyor. Zeytinburnu’ndan gelen çok az, müşteriler şehrin çeşitli semtlerine dağılmış durumda.

“Buraya kimisi karısı istediği için, kimisi kendisini görsel olarak beğenmediği için, kimisi de temiz olmak için geliyor” Kerem’e göre. Ama önemli bir sebep daha var. Kendi deneyimini de katarak şöyle anlatıyor: “Suyu vücudunda hissetmek isteyen insanların tercih ettiği bir şey bu. Ben mesela ilk ağda yaptırdığımda yaşadığım hissi asla unutamam. Üzerime bir tişört giydim, o tişörtün gerçekten tenime temas ettiğini hissettim. Ağda yaptırdığında suyun vücuduna değişi ya da yatakta çarşafın tenine değişi, bunların hepsi farklılaşır. Tüyler deriyle aranızdaki perdedir. Siz ağdayla o perdeyi kaldırırsınız.”

 

Kökü bende kalsın

Kollarındaki ya da tüm vücutlarındaki kılları aldıranlar olsa da erkekler genellikle sırt ve göğüs bölgesi için geliyor ağdaya. Kerem’e göre bu kişiler aslında bacaklarındakileri de aldırmak istiyor ama toplumsal tepkiden çekindikleri için yapamıyorlar. İnsanların lazer epilasyon yerine ağdaya gelmesi de bu konuyla ilgili aslında. “Çünkü erkekler kıllarından sonsuza kadar kurtulmak istemiyor, ‘Kökü bende kalsın’ diyorlar. Bir dönem sonra oradaki kıllarını tekrar görmek isteyebiliyorlar. Bu, biraz da yaşadığımız toplumla alakalı.”