Siz gelmeden 

her şeyi düşündük! 

Sizin bilgilerinizi kaydetmiyor ve

hiç kimseyle paylaşmıyoruz. içeride bir işlem varken sizi kabul etmiyor, sizin işleminiz bitmeden de bir başkasını içeriye almıyoruz. Ürünlerimizi kişiye özel ve tek kullanımlık seçiyoruz.

Hem sizin hem kendimizin hem de sizden sonra gelecek olan misafirlerimizin sağlığını düşünüyor ve bu konuda ödün vermiyoruz.

Ağda kesinlikle ciddi bir iştir

Kendinizi, uzman olmayan birinin ellerine bıraktığınızda, hatalı işlemler sonucu yaralanma, kılların kökleri ile birlikte vücuttan ayırılması yerine kırılması, işlemden sonra uzun süren tahriş, büyük çaplı morarma gibi sorunlar yaşayabilirsiniz. Bütün bunların olmaması için kendinizi uzman birinin eline teslim etmeniz daha yerinde olacaktır. 

Ağda acısının sizin kıl yoğunluğunuz, kıllarınızın sertliği, köklerinin bulunduğu derinlik, daha önce jilet, tüy dökücü veya traş makinesi ile alınmış olup olmamasıyla, ayrıca sizin acı eşiğinizle ve işlemi yapan kişinin profesyonelliğiyle ilgisi bulunmaktadır.

erkek tüm vücut ağda

Ağda işleminden en etkin faydayı sağlamak için ilk başlarda ortalama 30 ile 40 gün arası işlemin tekrarlanması gereklidir. Zamanla kılların seyrelmesi ve geç çıkması görülecek, bu süre 60 ile 90 güne kadar uzayacaktır.

Özellikle vücudun en çok terleyen ve nem tutan bölgelerine ağda işlemi yapılması, birçok cilt rahatsızlığının önüne geçeceği gibi, o bölgelerin temizliğini kolaylaştıracak, kokuyu azaltacak,

daha sağlıklı bir cilde sahip olmanızın yanı sıra, görsel olarak da kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Kullandığımız ağda çeşitleri profesyonel sir ağda olduğu için kıllarınızda herhangi bir artış görülmeyeceği gibi, ağda işlemi düzenli yapıldığında kıllarınızda azalma görülür

Erkeklere

sir ağda yapılmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Ağda işlemi yapıldıktan sonra gözenekleriniz açık olduğu için 24 saat boyunca duş almamanız, 3 gün boyunca deniz, havuz, güneş, solaryum gibi aktivitelerden uzak durmanız gerekmektedir.

Ağda İşlemi;

Sırt, göğüs, kol, bacak, kalça, ön genital olmak üzere, yüz bölgesi dışında kalan tüm vücuda uygulanmaktadır.

Şeker hastaları, kanamalı, iltihaplı, bulaşıcı cilt rahatsızlıkları olanlar, obezite hastaları, açık yarası olan, yeni ameliyat olmuş kişiler ve 18 yaşından küçükler dışında herkese ağda yapılabilir.

Tüm misafirlerimiz randevu ile kabul edilmektedir, hiç kimsenin birbiri ile karşılaşma olasılığı yoktur. Randevunuz hakkında kimseye bilgi verilmez,  bilgileriniz kaydedilmez ve paylaşılmaz.

Sir ağda uygulaması sadece erkek misafirlerimiz için olup, mesleki eğitim sertifikaları ve 12 yıllık tecrübesiyle 

estetisyen İlkay Bey tarafından yapılmaktadır.

Mutlaka en az 1 gün önceden randevu alınması gerekmektedir.

Kıllarınıza mümkünse hiçbir kıl alım yöntemi ile dokunulmamış ve en az yarım cm uzunlukta olması gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

SSS

Ağda Ne Kadar Can Acıtır?


Ağda denildiği zaman, akla ilk gelen ‘ Canım çok acıyacak mı?’ sorusu, sizi olumsuz yönde etkiliyor olabilir. Bilmeniz gereken çok önemli bir ayrıntı daha var. AĞDA ACISI ÇOK UZUN SÜRMEZ ve AĞDANIN EN SAĞLIKLI YÖNTEM olduğu da bilimsel bir gerçektir. Ağdayı yapan kişinin profesyonel olup olmaması, Sizin kıllarınızın yoğunluk, sertlik durumu Vücudunuzun hassasiyeti, Acı eşiğiniz, Kıllarınızı daha önce makine , tüy dökücü, jilet ile alıp almama durumu, (alınmış olması kılları sertleştirmiş olabilir) Gibi unsurlar ağda acısını yoğun veya daha az yaşamanıza sebep olabilir. Ağda acısını minimize etmek için düzenli aralıklarda, (maksimum 45 gün) işlemin tekrarlanması gerekir. Bu sayede kıllarınızın hepsi uzamamış olacağından uzamış olan kıllarınız canınızı daha az acıtacak ve acıyı minimize etmiş olacaksınız. İçeriğinde tam olarak ne olduğunu bilmediğiniz kimyasal ürünler kullanmanız vücudunuzda zararlı etkilere sebep olabilir, istenmeyen tüylerinizi daha fazla yoğunlaştırıp sertleştirebilirsiniz.




Ne Sıklıkta Sir Ağda Yaptırmalı


Eğer ilk defa başlıyor iseniz başlangıçta 20 ila 30 gün aralıklarla düzenli olarak yaptırmanız öneriliyor. İkinci etapta ise 40 ila 50 günlük bir periyotta gelmeniz istediğiniz sonuca götürüyor.




Kol Altı Kokusu Sebepleri


Bu başlıkta kendinize ve çevrenize istemeden verdiğiniz rahatsızlığın önüne geçebileceğiniz seçenekleri sunuyoruz. Koltuk altı bölgemizde görülen aşırı terleme ne yazık ki kötü kokuyu da beraberinde getiriyor. Bu kokunun birden çok sebebi mevcut. Bölgenin temiz tutulmuyor olması başlıca neden. Çok nemli bir bölge olmasından dolayı bakterilerin üremesi ve çoğalması için uygun bir zemin. Öncelikle bölgedeki tüylenmenin düzenli olarak temizlenmesi gerekiyor. Erkekler için tıraş bıçağı bu çözüm için yüksek çoğunlukla kullanılan bir seçenek. Bu durum bölgede kızarma, batık ve kesik oluşumunu ciddi oranda tetikliyor. Metale karşı alerjisi olan ciltler içinse çeşitli yaralar oluşmasının önüne geçilemiyor. Bizim tavsiyemiz ağda ile bölgedeki tüylerin kökünden alınma işleminin uygulanması yönünde. Bu yöntem ile hem bölgedeki tüylerin yoğunluğu azaltılabilir hem de tüylenmenin yeniden oluşmasını çok daha uzun bir süreye yayabilirsiniz. Tüylerden arındırılan bölgenin her gün sabunlu su ile temizlenmesi gerekiyor.Bunun için ‘bazik’ özelliği olan sabun öncelikli tercih etmenizi istediğimiz bir seçenek. Bakterilerin oluşumunu engellemek amacıyla işinizi görecek bir ürün. Bölgede koku oluşumunun nedenleri arasında iç hastalıkları da yer alıyor. Karaciğer veya böbrek rahatsızlıkları vücut içerisinde yer alan suyun yeteri kadar süzülememesine ve bir takım organik maddelerin içerisinde kalmasına etken oluyor olabilir. Koltuk altımızda bulunan ter bezleri bu suyu kendi imkanları ile dışarı atmak için görevi devralıyor. Bu yüzden de kötü kokuyla karşılaşıyor olabilirsiz. Bölgedeki tüylerin temizliğine ve hijyenine özen gösteriyor fakat koku sorunuyla ilgili sıkıntılarınız devam ediyorsa, lütfen bir doktora başvurun.




Erkeklerde Kıl Dönmesi Oluşumunun Sebepleri


Bu rahatsızlık tıp dilinde ‘pilonidal sinus’ veya ‘pilonidal kist‘ olarak adlandırılıyor. Vücut üzerinden kopan tüylerin ciltte bir yeni bir bölge üzerine yerleşerek deri altında toplanması ve bu şekilde bir yuva oluşturmasıyla meydana geliyor. Göbek deliği, yüz ya da kol altı bölgelerinde görülüyor olsa da genellikle bu oluşumun kuyruk sokumunda oluyor olması bu rahatsızlığı tetikliyor. Bu durum 15 ila 30 yaş arasındaki erkeklerin daha çok başına geliyor. 40 yaşından sonra derinin kalınlaşıyor olması riski büyük ölçüde azaltıyor. Kıl Dönmesi bölgede yerleşen bakterilerin neden olduğu enfeksiyonun, şişlik, kızarıklık ve hissedilen ağrıları sonucunda fark edilebiliyor. Ayrıca enfeksiyonun neden olabileceği irin dolu bir apse meydana gelmiş ise, akıntı, pis koku , ateş ve titreme gibi bir takım belirtiler de gözlemlenebiliyor. Belirtileri fark ettiğiniz takdirde vakit kaybetmeden doktora görünmeniz büyük önem taşıyor. Dikkate almaz ve zaman geçmiş olmasına rağmen doktora görünmemeniz durumunda, bu rahatsızlık kronikleşme riski taşıyor. Tedavisi ise sürecine göre değişkenlik gösterip ameliyat veya ilaç kullanımı şeklinde uygulanıyor. Kıl Dönmesi Nedenleri Tüylenmenin aşırı olduğu ciltlerde dökülme oranı da daha fazla olduğundan, kıl dönmesinin ortaya çıkma riski aynı oranda artıyor. Sık duş almak ve iyice kurulanmak bu riski azaltacaktır. Kırılan ya dökülen tüylerin çoğunlukla kuyruk sokumu bölgesinde biriktiğini belirtmiştik. Oturma şekliniz bu tüylerin deri altına hızlı bir şekilde yerleşmesinde büyük bir etken. Uzanarak oturmanız veya oturduğunuz yerde arkaya doğru yaslanıp yayılarak oturmanız, ileri geri hareket ederek oturmanız, uzun saatler hareketsiz bir şekilde oturmanız, yine uzun süre boyunca araba kullanıyor olmanız kıl dönmesi oluşum riskini yüksek oranda artırıyor. Uzun süre yürümeniz ve bisiklete binmek gibi sürekli tekrarlanan faaliyetler, tüylerin deriye girmesini kolaylaştırıyor. Bu faaliyetler sırasındaki hareketlerimiz (kuyruk sokumunun gerilmesi, baskı görmesi, kaba etlerin birbirine temas etmesi) Kıl Dönmesinin oluşması açısından bir zemin oluşturuyor. Bu sebeplerin gerçekleşmesinde fazla kilolar da etkin rol oynuyor. Kilo sebebiyle en ufak hareketlerde bile terleyen deri yumuşuyor ve terle birlikte kılların deri altına ilerlemesi kolaylaşıyor. Son yılların modası olan dar giyim, gençler arasında daha çok tercih ediliyor ama bu şıklık aynı zamanda kıl dönmesi riskini de arttırıyor. Terlemenin kötü etkisinden az önce bahsettik. Buna bir de dar kıyafetlerin sürtünme yoluyla kılların deri altında ilerlemesini kolaylaştırdığını da eklersek, risk ortada. Çok sık olmamakla birlikte bu durum genetik olarak da yaşanabiliyor.




Erkeklerde Göğüs ve Karın Tüyleri


Göğüs, karın ve göbek bölgesinde oluşan tüylenmeler, erkeklerin şikayetçi olduğu bölgelerin başında geliyor. Özellikle göğüs bölgesindeki aşırı tüylenme ve görüntünün estetik açıdan olumsuz duruyor olması, erkeklerde tüylerinden kurtulma isteğini tetikliyor. Bu durumdan kurtulmak için günümüzde var olan tekniklere bir göz atalım. İlk olarak emin olunması gereken bu tüylenmelerden kalıcı olarak mı, yoksa geçici(dönemsel) olarak mı kurtulmak istenildiğidir. Birçoğu etkili ve kalıcı bir çözüm arayışına giriyor. Maliyet ve süreç açısından araştırıldığında ise, çoğunlukla bu seçenekten vazgeçiliyor. Erkeklerin rahatsızlık duyduğu bölgeleri en başta belirtmiştik. Bu bölgelerden kurtulmak isteyen erkekler için ekonomik açıdan en iyi yol, ağda işlemidir. İlk düşünülen ise hissedilecek acı oluyor. Ancak bu acı işlem uygulandıktan birkaç saniye sonra geçiyor. Kısacası korkulması gereken herhangi bir durum söz konusu değil. Emin olabilirsiniz. Tavsiye edilen Sir ağda, içeriğinde şeker içermiyor ve tüylerin kökünü beslemiyor. Periyodik olarak düzenli işlemler sonrasında, tüylenmenin olduğu bölgede incelme ve yer yer seyrelme olduğu görülebiliyor. İlk etapta 15-20 gün sonrasında tüylenmenin tekrar başladığı görülürken, sonrasında bu süreç 40 güne kadar uzayabiliyor. Üstelik ağdanın en temiz ve en sağlıklı tüyden kurtulma yöntemi olduğunu da vurgulamakta fayda var.




Erkeklerde Sırt Tüylenmesi


Erkeklerde görülen sırt tüylenmesi, hormonal, çeşitli ilaç kullanımı veya genetik nedenlerden kaynaklanıyor. Sebebini anlamak adına çeşitli kliniklerde testosteron testi yapılabiliyor. Test sonucunda testosteron hormonunuz olması gerekenden çok daha fazla salgılanıyor ise, sırtınızdaki tüylenmenin sebebini bulmuş oluyorsunuz. Eğer hormonal açıdan her şey normal ise, biliniz ki sebep genetik veya çeşitli ilaçkarın kullanımı olabilir. Tüm bunların yanında sağlıksız besleniyorsanız da tüylenmeyi önemli ölçüde destekliyorsunuz demektir. Tüylenmenin sırtta oluşması, erkeklerin psikolojik ve fiziki açıdan en çok rahatsızlık duyduğu durumların başında geliyor. Yaz aylarında sıcaklıkların yüksek ölçüde artmasıyla oluşan terlemenin, kendi başına bile yeterli biçimde rahatsız ettiğini düşünürsek, sırttaki tüylenmenin bu terleme oranını arttırması da kaçınılmaz. Kış mevsiminde kalın kıyafetlerin içerisinde sıkışma hissinin ve yine istem dışı terlemenin önüne geçmeyi zorlaştırıyor. Bu sorunlarla ilgili bir çözüm için harekete geçmezseniz sürekli aynı sorunu yaşıyor olacaksınız. Bu olumsuzluğun bir de sosyal hayatınıza yansımasını kısa bir örnekle açıklayacak olursak; Arkadaşlarınız sizi arıyor ve yarın denize gideceğinizi söylüyor. Yaz ayının kıpır kıpır enerjisini içinizde hissediyorken, aklınıza birden acı gerçek geliyor. Sırtınızdaki tüyler ne olacak? Enerjiniz bir anda düşüyor ve tabi ki hızlı bir çözüm arıyorsunuz. Fakat bölge sırt bölgesi olduğundan, kendi gücünüzle işlem yapabilmeniz pek mümkün gözükmüyor. Arkadaşlarınızdan yardım isteyemiyorsunuz. Çünkü bu sizin zaten rahatsız olduğunuz ve pek de paylaşmak istemediğiniz bir durum. İşte bu noktada çözümün en hızlı ve kolay yolu olan ''ağda'' karşınıza çıkıyor. Ayrıca yapılan anket sonuçlarına göre; erkeklerin kadınların bacaklarında oluşan tüylenmeden hoşlanmadıkları gibi, kadınların da erkeklerdeki sırt tüylenmesinden aynı ölçüde hoşlanmadıklarını öğreniyoruz. Eğer omuz ve göğüs kıllarınız da sırtta oluşan tüylenmeyle birleşiyorsa çeşitli benzetmelere karşı koyamıyorsunuz. Sosyal hayatınızı olumsuz yönde etkilemesi de kaçınılmaz. Kadınlarımızın bakımlı olması, iyi görünmesi erkekler için ne kadar önemliyse, erkeklerin de bir kadının karşısına temiz ve bir o kadar bakımlı çıkması çok önem taşıyor. Sitemiz içerisinde ''Erkeklerde Kıl Dönmesi Sebepleri'' başlığı altında, sırt kılının sağlık açısından en önemli olumsuz etkileriden biri olan kıl dönmesi rahatsızlığından bahsetmiştik. Sizde sırt kıllarınızdan şikayetçiyseniz çözüm için farklı yöntemlerin kullanılmasının riskli olduğunu hatırlatmamızda fayda var. Tüy Dökücü Krem veya Jilet kullanımı akla ilk gelen çözümler. Bu seçenekleri deneyerek sertleştirme ve yoğunlaştırmaya sebep olabilirsiniz. Ağdayı tercih etmenizi öneriyoruz. Ağda işlemini belirli periyotlarla profesyonel kişilere uygulatırsanız seyrelme ve uzun aralıklar sonrasında çıkmaya başladığını gözlemlersiniz.




Erkekler İçin Bacak Tüylerinden Kurtulma


Sıcaklar kendisini hissettirmeye başladığında, uzun pantolonlar yerini kapri ve şortlara bırakıyor. Erkekler için bu bölgedeki tüylenmeler aşırı yoğunsa, kendilerini rahat hissedemiyorlar. Bilhassa beyaz tenli erkekler için seyrek bir tüylenme olsa bile, bu onlar için durumun estetik durmadığını ve hoş görünmediğini düşündürüyor. Sporla ilgilenen erkekler de bacaklarındaki kıllardan kurtulmanın yollarını arıyor. Özellikle futbol, voleybol ve yüzme sporuyla ilgilenen erkekler bu konuda başı çekiyor. Size bu hususta sunulabilecek en iyi seçeneği belirtelim. Sir Ağda işlemi ile görüntüsünden rahatsızlık duyduğunuz bölgenin tüylerini kökünden alınma sonrasında çeşitli ürünler kullanmanız. Yapılan dermotolojik testler ve kullanıcı yorumlarını dikkate alarak tüylerin %60 oranında azalmasında etkin rol oynadığını söyleyebiliriz. Oldukça ciddi bir oran. Doğru ürünün seçimi ve doğru kullanımı önemli bir husus. Maliyeti yüksek ve süreç olarak uzun olan diğer seçeneklere göre daha ekonomik olduğu bir gerçek.




Ağda Sonrası Yaşanabilecek Problemler


Ağda işlemi tüylerinizi fiziksel bir hareket doğrultusunda vücudunuzdan temizliyor. Bu sebeple, işlemin uygulandığı bölgede cildinizin hassasiyet oranı doğrultusunda kızarıklık ve sivilce oluşumu gözlemlenebiliyor. Bu durum gayet normal olduğu için genelde 2 ya da 3 gün içerisinde kendiliğinden düzeliyor. Çok ender görülse de kızarıklık uzun süre kalıyor ve oluşan sivilceler deri üzerine bir iz olarak yerleşiyorsa, ‘Dermatolog’a görünmenizi tavsiye ediyoruz. Güneş veya solaryum aracılığıyla bronzlaştıktan sonra, ağda işlemi yaptırıyorsanız, vücudunuzda leke oluşumu görülebiliyor. Bunun sebebi olarak ağdanın cilt üzerindeki ölü tabakayı almış olduğu belirtiliyor. Çözümü ise çok basit. Vücudunuza uygulayacağınız ya da uygulatacağınız Peeling bu sorunu ortadan kaldırmanıza büyük ölçüde yardımcı oluyor. Leke oluşumu kol altı bölgesinde görülüyorsa kaynağı ter oluşumu veya deodorant kullanımıdır. İşlem yaptırmadan önce bu tarz ter oluşumu olan bölgelerin temizlenmesi gerekiyor. Sonrasında ise kesinlikle deodorant vb. ürün kullanımı tavsiye edilmiyor. Bir diğer sebebi ise, işlemi yapan kişinin aynı bölgeye bir kaç defa müdahele etmesi, tüy alımını doğru yönde yapmaması ve deriyi germesi gerekirken bunu yapmamış olmasından da kaynaklı olabiliyor. Ancak, yapılacak olan birkaç uygulama ile kızarıklığın daha kısa sürede geçirilip çıkan sivilcelerin iz bırakmadan kaybolması sağlanabilir. Öncelikle, ağda sonrası vücut , E vitamini içeren özel ağda yağları ve kremler ile iyice temizlenmelidir. Ağda kalıntısının kalmaması için bu şarttır. Bu tür yağların içinde besleyici bir takım maddeler bulunmaktadır. Ağdadan 5 gün sonra keselenip, hem deri üzerindeki kiri atıp hem de cildin yenilenmesi sağlanabilir. Bu sayede sivilcelerle tıkanmış olan gözenekli yapı yenilenip daha taze ve canlı bir cilde sahip olunabilir. Fiziksel tüy arındırma seçenekleri içinde yer alan Epilatör ve Tıraş bıçağının da vücut üzerinde olumsuz etkileri sıkça görülüyor. Bunlar genellikle batıklar ve kesikler oluyor.




Sir Ağda Uygulanamayacak Cilt ve Durumlar


Bazı özel durumlarda sir ağda uygulaması sakıncalı olarak görülüyor. Bu durumları aşağıda belirtiyoruz; • İltihaplı Yaralar, Açık Yaralar ve Kabuk Bağlamış Yaralar • Kesikler • Akneli Cilt • Et Beninin Bulunduğu Bölgeler • Egzama • Varis Rahatsızlığı




Ağda Sonrası Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler Nelerdir


Ağda işlemi tamamlandıktan sonra ilk 12 saat aşağıdaki maddelere dikkat etmeniz gerekiyor. • Duş Alınmamalıdır • Denize, Havuza, Saunaya girilmemelidir • Cilde herhangi bir kozmetik ürünü (parfüm, kolonya, deodorant vb.) sürülmemelidir • Aşırı terleme söz konusu ise pudra sürülmesi tavsiye edilmektedir.




Erkeklerde Genital Bölge Temizliği


Genital bölgenin temiz tutulması, başta sağlıklı olmak açsısından büyük önem taşıyor. Bu bölgede bulunan bezler, gün içerisinde aktif olarak yoğun bir şekilde çalışıyor ve çeşitli salgılar üretiyor. Bu sırada erkeklerde cBakteriler nemli ve kapalı bölgelerde ürüyorlar. Sonrasında başta mantar olmak üzere çeşitli hastalıkların oluşumuna yol açabiliyor. Testosteron hormonunun aktivitesi, erkeklerin ergenlik dönemine girmesi ile artış gösteriyor. Bu artış sebebiyle tüylerin oluşması ve çoğalması, sesin kalınlaşması, sperm üretimi, kasların gelişimi, boyun uzaması ve daha bir çok fiziksel özelliklerin kazanılması hız kazanıyor. Bakımlı, temiz olmak ve özellikle sağlık açısından genital bölgenin 2-3 haftalık periyotlarla düzenli bir şekilde tüylerinden arındırılması ve temiz tutulması gerekiyor.




Tüy Dökücü Kremlerin Etkileri


Günümüzde çeşitli markalar adı altında birden çok kıl bitirici kremler, yağlar vb. ürünler bulunuyor. Çözüm sunan ve maddi açıdan uygun olduğunu düşündüren bu ürünlerle ilgili maalesef gerçeklik payı bulunmuyor. İnsanoğlu, yıllarca çeşitli problemlerle karşılaşıyor ve bu problemler için çözüm üretmeye çalışıyor. Birtakım kişi ya da kurumlar bu durumu kullanarak, beklentisi olanların duygusunu sömürebiliyorlar. Çözüm bulduğunu düşünen kişilerin, zamanı ve çabası boşa gidebiliyor. Örnek vermek gerekirse; saç dökülmesi konusunda şu anda kadar hatta şu anda bile reklamlarını gördüğümüz birçok ürün mevcut. Sonuç ortada. Konuyu ve ürünü çok iyi araştırıp ona göre hareket etmekte fayda var. Erkeklerin kendilerine bakım yapma oranının artmış olması da günümüzdeki fırsatçıları devreye sokmuş durumda. Erkekler için özel olarak üretildiği söylenen, bilinen ya da bilinmeyen markalar adı altında üretilmiş, tüy azaltıcı, tüy dökücü, tüy bitirici bir çok ürün bulunuyor. Kendimiz bu ürünlerin sattığı hayale kaptırmadan önce bir sorgulamamız ve aşağıdaki soruları sormamız gerekiyor. 1 Vücuduma nemlendirici bir kremden daha ucuza satılan bir tüy dökücü ürünü sürecek kadar cesaretli miyim? 2 Bu krem gözle görülen tüylerimi dökebiliyorken arka planda görülmeyen kıl hücrelerime ve kıl köklerime nasıl bir etki ediyor? 3 Bu kadar etkili ve ucuz bir yol mevcut iken lazer epilasyon veya ağda işlemlerinin maliyetinin yüksek olmasının nedeni nedir? 4 Bu ürünlerin eczane gibi sağlık kurumlarınca onaylı ürünlerin satışının yapıldı yerde bulunmamasının sebebi nedir? 5 Ürünlerin kullanımı sonrasında cildim üzerinde yaşayabileceğim problemler için kiminle irtibat kuracağım. Konuyla ilgili muhatap kim? 6 Ürün Sağlık Bakanlığından onaylı mı? Bunlar ve bunlar gibi çokça sorulabilecek soru mevcut. Etkisi dermatolojik olarak kanıtlanmamış, herhangi bir araştırması yapılmamış ve merdiven altında üretilmiş olan birçok ürün, çok uygun fiyatlar sunularak satılıyor ve hayal satmaktan öteye gitmiyor. Günümüzde halen yaşanıyor olmasına karşın, aynı şekilde sosyal medya siteleri üzerinden benzer şekilde dolandırıcılık yapılıyor. Lütfen araştırmamızı iyi yapalım ve ona göre hareket edelim.




Sir Ağdanın Avantajları


Soğuk ağda olarak da adlandırılan Klasik ağdanın içerik özü şeker bazlıdır. İçerdiği şekerden dolayı var olan tüyleri azaltılması konusunda bir yararı bulunmuyor. Aksine bu şeker, var olan tüylerinizi besliyor ve büyük ölçüde güçlenmesine etki ediyor. Sir ağda, içeriğinde şeker barındırmadığı ve sıcak olarak uygulandığı için, tüy köklerinde yumuşamaya neden oluyor. Periyodik olarak düzenli bir şekilde ağda işlemini uygular ya da işin ehli kişilerine uygulatırsanız, tüylerinizde zayıflama ve bölgesel olarak azalma fark edebiliyorsunuz. Önemli bir özelliği de; tüyle birlikte deriye yapışıyor ve ölü deriyi de çekerek cildinizde Peeling etkisi yaratıyor.




Erkekler İçin Kıl Azaltıcı Yöntemler


Erkeklerin akıllarına ilk gelen çözüm yöntemleri tıraş bıçağı ile temizlemek ya da tüy dökücü krem kullanmak oluyor. Bu yöntemlerin en büyük dezavantajı 2-3 günlük geçici bir çözüm getirmesi ve kılların sertleşerek çoğalmasına büyük ölçüde etki etmesidir. Sir ağda, yukarıdaki yöntemlerden ziyade, ilk uygulama sonrasında bile 2-3 haftayı bulan bir çözüm sunarak karşımıza çıkıyor. Sebebi ise kılların kökünden işlem uygulanarak alınması.




Ağda Öncesi Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar


1 Vücut kılları daha önce jilet traş makinası tüy dökücü veya ağda gibi kıl alma işlemi görmüşse vücudumuzu kontrol etmeli, aralardaki en kısa kılların ortalama yarım cm uzunluğa erişmiş olduğundan emin olmalıyız. 2 Ağda için geleceğimiz gün vücudumuza krem, losyon gibi nemlendirici, koku verici, veya tedavi için kullanılan içeriğinde yağ olan herhangi bir madde sürülmemiş olması gerekmektedir. 3 Genel vücut temizliğimizin yapılmış olması gerekmektedir duş v.s gibi. 4 Vücudumuzda açık yara, akne, deri dökülmesi gibi rahatsızlıklarımızın olmaması gerekmektedir. 5 Daha önce her hangi bir yöntemle kıllar alınmış ise alınan bölgeler kontrol edilmeli ve deri içerisinde kalmış olan kıllar kese yardımıyla dışarı çıkması sağlanmalıdır




Neden Sir Ağda?


Jilet ile Temizlemek mi, Sir Ağda mı? Jilet kullanılarak temizlenmiş olan bölgedeki kılların kökleri yerinde kalıyor. Bu durum hiçbir zaman pürüzsüz bir sonuç elde edememeniz anlamına geliyor. Cilde elinizle temas ettiğinizde pürüzlü bir sonuç elde ettiğinizi rahat bir şekilde anlayabiliyorsunuz. Koltuk altı ve genital bölgelerin özellikle rahatsız edici bir görüntü oluşturduğunu söylememizde fayda var. Daha öncesinde bunu tecrübe etmiş olmanız muhtemel. Var olan kıl kökleri temizlenemediği için kıllar hızlı bir şekilde uzamaya başlıyor. Birkaç gün içerisinde temizlik işleminin tekrar uygulanması gerekebiliyor. Üstelik kıllarınız Jilet ile uyguladığınız her işlem sonrasında daha güçlü ve miktar olarak artmış bir şekilde karşınıza çıkabiliyor. Sir Ağda ise, işlem sırasında kıl ve köklerini birlikte alarak pürüzsüz bir sonuç elde etmenize imkan veriyor. Kıl çıkışının yeniden başlaması 15-20 günü bulabiliyor. Düzenli bir çizelge izlerseniz sonrasında bu süre 40 - 60 güne kadar uzayabiliyor. Lazer Epilasyon mu, Sir Ağda mı? Özel bir cihaz ile lazer teknolojisi kullanılarak kılları kalıcı olarak azaltılmak amacıyla uygulanan bir işlemdir. Bu işlemin yapılabilmesi için, kişinin cildinin açık tenli olması, tüy renginin koyu olması gerekiyor. En etkili sonucu bu özelliklere sahipseniz alabiliyorsunuz. Esmer tenli ve açık renkli bir tüy oluşumuna sahipseniz, süreç çok daha uzuyor. Fakat net bir sonuç alamayabiliyorsunuz. Süreç uzadığı takdirde maddi açıdan kayıp yaşayabiliyorsunuz. Ayrıca Lazer Epilasyon belirli bölgeler dışında her bölgeye uygulanmıyor. Sir Ağda ise, ten rengi(esmer ten, sarı ten vb.) veya tüy çeşitliliği(koyu renkli, açık renkli vb.) konusunda herhangi bir ayırım gözetmeksizin derdinize derman oluyor. Maddi açıdan en göze çarpan bir seçenek olması, sizce de tercih etme konusunda en önemli etkenlerden değil mi ? Tüy Dökücü Krem mi, Sir Ağda mı? Bu tarz ürünler de, jilet kullanımı gibi, kılın kök dışında yüzeyde kalan kısmını geçici olarak yok ediyor. Birkaç gün içerisinde kıllarınız eski halinden daha güçlü bir şekilde uzamış oluyor ve aynı işlemin tekrar uygulanması gerekecek kadar uzayabiliyor. Hassas olan bölgelerde kullanımı kesinlikle tavsiye edilmiyor. Kullanım sonrasında çoğu cilt tiplerinde tahriş ve aşırı sivilce oluşumu görülüyor.




Erkekler de Sir Ağda Yaptırabilir mi?


Günümüzde Türk Erkeklerinin çekingenliği yüzünden en çok merak ettiği soruya geldik. Cevabı ise ‘Tabi ki yaptırabiliyorsunuz!’. Tüm vücut bölgeleri için Sir Ağda kullanımının da herhangi bir zararı ya da sakıncası da bulunmuyor. Ayrıca bir tüyo verelim. Kıllarınızın çok yoğun olduğu bölgeler var ise makasla 1 cm'den kısa olmayacak hale getirdikten sonra ağdaya çok daha uygun hale getirebilirsiniz. Yaz sıcaklarının gelmesiyle birlikte deniz ve havuz sezonu açılıyor. Alınan fazla kilolarla birlikte dert edindiğimiz diğer konumuz vücudumuzdaki tüylenme. Erkeklerde, kadınlara göre daha fazla kıl oranı görülüyor olması,hormonal yapılarından kaynaklanmaktadır. Günümüzde göğüs, sırt, omuz bölgelerinde oluşan aşırı kıl, görünüm açısından erkekleri çok rahatsız ediyor. Erkekler Neden Kıllarından Kurtulmak İster Estetik açıdan güzel ve temiz görünmeyi cinsiyet ayrımı gözetmeksizin istiyoruz. Bunu yaparken sağlıklı olan yöntemleri denemeye özen gösteriyor ve tercihimizi de bu yönde kullanıyoruz.




Ağda Hakkında


Kadınlar için süregelen problemlerden biri olan tüyler, günümüzde artık erkekler içinde problem. Özellikle temizlik ve görsellik açısından istenmeyen tüylerinden şikayet eden erkekler, sağlık açısından da sorun yaşıyorlar. Bunlardan en önemlisi; kuyruk sokumunda meydana gelen kıl dönmesi problemidir. İstenmeyen kıllarımızın yoğun olduğu bölgelerde bakterilerin çoğalıyor olması, kötü kokmamıza da sebep oluyor. Epidermisin(Ölü) Tabaka, bakterilerin yaşam alanını genişletiyor. Sir ağda ise, bu tabakayı kaldırıyor ve cilt üzerinde peeling etkisi yaratıyor. Bu sayede hücrelerimizi canlandırmış, cildimizi tazelemiş, yaşlanmamızı geciktirmiş oluyoruz. Pürüzsüz bir cilde sahip olmamız konusundaki desteğini de unutmamamız gerekiyor. Bilinen bir diğer gerçek ise, erkek sporcuların da tüylerini aldırdığıdır. Çünkü tüyler azlık ve çokluk miktarına göre değişkenlik göstererek, vücuttaki enerjiyi ve performansı olumsuz yönde etkiliyor. işte bütün bu sebeplerden ötürü ağda bilinen en sağlıklı kıl alma yöntemi.




Sir Ağda Nedir?


İtalyanca ‘Cere’ kelimesinden türkçemize geçmiş olan ‘Sir(Ağda)’ kelimesi, ‘balmumu’ ya da ‘mum’ anlamını taşıyor. Aynı anlamı taşıyan İngilizce kelime ise ‘wax’. Bu kelimeler ‘ağda’ anlamında da yaygın bir kullanıma sahip. Sir Ağda ile yüzünüz de dahil olabilecek şekilde vücudunuzun her bölgesine işlem yaptırabiliyorsunuz. Yüzde yüz doğal ürünlerden oluşuyor ve içerisinde herhangi bir şeker katkısı bulunmadığından kıl köklerini beslemiyor. En güzel yanı ise, belirlenmiş periyotlar içerisinde sürekli kullanımını sağlarsanız, tüylerin zayıfladığını ve azaldığını fark edersiniz. Üstelik tamamen hijyenik. Cilt üzerine iyi yapıştığından dolayı, yüzeydeki ölü tabakayı da alıyor ve peeling etkisi yaratıyor. Batıkları engelleyip ciltte alerjik reaksiyona sebep olmadığını da düşünürsek, Sir Ağda’nın neden çok tercih edildiği daha rahat anlaşılabilir. Klasik ağda ise maalesef şeker içeriyor. Bu yüzden tam anlamıyla hijyenik olmamakla birlikte kıl köklerini beslediğinden, azaltma veya zayıflatma etkisi de bulunmadığı gibi, kılları güçlendirici etkisi olduğu da biliniyor.